Enerjisiyle, genç eczacı mottosu: bilgi, başarı, eğlence ile karşımıza çıkan Ece Küçükerden Eczacının Adresi’nde artık bizlerle olacak. Yakın zamanda ESKON 2016 9.Bölge Eskişehir Eczacı Odası Ulusal Öğrenci Kongresi ile kendisi ve ekibi ile tanışma fırsatı bulduk! Ekibi oluşturan herkes büyük bir enerjiye sahipti. Kongreye davet edilen konuşmacıların ilgisi, paylaşımı kongreyi inanılmaz kılan faktörlerdendi. Aramıza katılmasının mutluluğuyla; deneyimlerine istinaden, birçok öğrenci kongresine yoldaş olmasını hedefleyerek sorularımızı sorduk!

*Ece aramıza hoş geldin! Öncelikle seni tanıyabilir miyiz?

Selamlar Eczacı’nın Adresi, selamlar Ayşenur! Başlamadan, beni de aileye kattığınız ve bu güzel deneyime sahip olmama olanak tanıdığınız için başta sana, sonra bu güzel oluşumda emeği olan herkese sonsuz teşekkür ederim. Birkaç cümleyle hızla bahsedeyim kendimden; Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Öğrencilik hayatımın çoğunluğunu kaplayan bir süreçte Eskişehir Eczacı Odası’nın Öğrenci Komisyonu’nda görev aldım, bu sürecin son 1.5 yılında ise komisyonun başkanlığını yürüttüm. Hayatımda verdiğim en mantıklı karar bu oluşuma girmek, en keyif alarak yaptığım işse orada altına imzamızı attığımız bütün işler oldu. Yarıyılın tamamlanmasıyla, en zorlu işimiz ESKON2016’nın tamamlanmasıyla beraber komisyonu şahane bir ekibe ve bir o kadar şahane yeni yönetimine bırakarak başkanlıktan ayrıldım. Dürüst olmak gerekirse pek de gözü yaşlı tamamlamadığım bu üniversite yaşamına enerjim yettiğince koşuşturma, varlıklarına halen şaşırdığım ve şükrettiğim bir sürü de güzel insan sığdırdım. Mezuniyete yaklaşmışken sorumluluklardan biraz uzaklaştım, Ayvalık’taki yazlıkçıların huzuru içinde diplomamın bana verileceği günü bekliyorum.

*Sana yol gösteren, aklının bir köşesinde sürekli tuttuğun 3 cümle desek!

Favori motivasyon cümlem, “Fear kills more dreams than failure ever will.” Türkçe’ye çevirdiğimde bir komik oluyor, o sebeple böylece paylaşıyorum 🙂 Bu cümleyi her çekingenliğimde, her başarısızlık korkumda, o korkunun bana engel olmasını engellemek için kendime tekrar ederim.

Devamında “Ya bir yol bul ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.” demeliyim sanırım. En çok örnek aldığım insanlar hep çözüm odaklı insanlar oldu, kendimde de geliştirmeye çabaladığım bir özellik bu. Sürekli şikayet eden, bulduğu her fırsatta insanı geriye çeken ve zorluklar karşısında kendini koyveren insanları olabildiğine uzak tuttum hayatımdan.

Bir de tek kelimelik bir cümle var; en sevdiğim. “Hayırlısı.” Hayatta insanın başına gelen her olayın, tanıştığı her insanın, verdiği her kararın; hayatını iyiye ve güzele yönlendirmede etkisi olduğuna inanırım. Her zaman güzel enerjiyi besler, güzel enerjiden beslenmeye çabalarım. Pozitif kalabilmek zorluklara karşı en büyük silah!

*Geçtiğimiz aylarda ikincisini düzenlediğiniz ESKON Ulusal Öğrenci Kongresi’yle müthiş bir işe daha imza attınız. Fakültesine dönen her öğrenci uzun süre kazanımlarından bahsetti. Bu güzel geri bildirimler nasıl hissettirdi?

Çok teşekkür ederiz 🙂 Sıfırdan bu kadar uzun bir sürecin sorumluluğu altına girmeyi, aylar boyu geceli gündüzlü çalışmalarımızı, bir “Elinize sağlık, çok iyi iş çıkarmışsınız.” geribildirimi nasıl yok eder hepimiz şahidiz. Yola çıkarken tek bir amacımız vardı; insanlara farklı bir şeyler sunabilmek. Eğlence mi? Eğlence bu kadar güzel insan bir araya gelmişken zaten kaçınılmaz. Ancak emeklerinizin boşuna gitmediğini görmek, onca güzel insanı tanımak, evinizde ağırlayabilmek ve onlara bir şeyler katabildiğinizi görmek en büyük mutluluk. Kimse kusura bakmasın ama; iptal ettiğimiz her buluşmaya, girmediğimiz her derse, uyumadığımız her geceye sonuna kadar değdi 🙂

*Bir öğrenci kongresi epey zor iş olmalı… Sponsor bulunması, konuşmacıların daveti.. ‘Kriz!’ dediğiniz, en zorlandığınız şey neydi?

Hayatımda pozitif düşüncenin ve bakış açısının yerini ifade ettim, biz evrene bu kadar güzel enerji yollamaya çalışırken evrenin bizim için farklı planları vardı anlaşılan. O kadar fazla büyük aksilik geldi ki başımıza, o zaman kendime bir favori listesi oluşturdum. Başı çeken aksilik elbette ki, etkinliğe 2 ay kala kongre otelimizin el değiştirmeye karar verişi, tüm sözleşmeleri fesh edişi ve açılacak yeni otelin açılış için gerekli tadilat süreci olan 15 günü bizim kongre tarihimize denk getirişiydi. Toparlanmamız sancılı bir süreçti, neyseki bir çıkış yolu bulabildik. Eskişehir’de kongre kapasitesini karşılayabilecek kalan tek otel de o tarihlerde müsait değildi, başka çaremiz yoktu: “Kongreyi iki otele bölüyoruz.” dedik. Görüşmelere başladık ve ufak oynamalarla biraz da cesaretle organizasyonu ikiye böldük. Aksilikler peşimizi elbette ki bırakmadı, ancak her şeyin üstesinden serinkanlılık ve doğru iletişimle geleceğimizin farkındaydık. Sanıyorum bu algı en büyük yardımcımızdı.

*Kapıdan girdiğimiz anda her şey organizeydi. Yaka kartları,çanta teslim yeri, fuaye alanı… Nasıl bu kadar güzel koordine olabildiniz? İşin sırrı doğru iletişim miydi?

İşin sırrı işi sahiplenebilmekti. Organizasyon ne kadar ince planlanırsa plansın, kalitesi onu hayata geçirenlerin emeği ve çabası ile yoğruluyor. Arkadaşlarımın hakkını asla ödeyemem. Uyumadılar, oturmadılar, gülümsemelerini ve enerjilerini yorgunluklarına rağmen kimseye (bence kendilerine bile) yansıtmadılar. Dediğin gibi iletişimin rolü büyüktü; organizasyon öncesi birbirimize verdiğimiz ufak sözler vardı. Arkadaşlarıma son toplantımızda söylediğim cümleyi hala hatırlıyorum: “Siz yeter ki bu 3 günden keyif alın ve pozitif tavrınızı koruyun, üstesinde gelemeyeceğimiz tek bir zorluk çıkmayacak karşımıza. Önce kendinize sonra bana güvenin.” dedim. Az bile güvenmişim hepsine. İşin sırrı takım çalışması ve birlikte başarmakmış sanırım Ayşenur, ben de bittikten sonra şöyle bir geriye bakınca anladım 🙂

*Tüm konuşmacılar birbirinden eşsiz sunumlarıyla insanın kendisini deneyimlemesini sağladı. Diğer öğrenci kongrelerinden farklı olarak staj imkanı sundunuz! Bunu nasıl değerlendiyorsun?

ESKON2014’le beraber başlattığımız bir geleneği sürdürmek elbette ki boynumuzun borcuydu. Öğrenciye bir katkımız olmaksızın bir iş yapamazdık, bu sebeple firmalarla görüştük, imkanlar dahilinde belirli sayıda öğrenciye verilecek staj imkanları üzerine anlaştık. Sağ olsunlar özellikle endüstride staj yapabilmenin zorluğunu ve fakülte bazında stajyer dağılımlarını tüm arkadaşlarım bilir, bu pek de dengeli olmayan profili olabildiğine standart hale getirebilmek için böyle bir yola başvurduk. Bu yılki kongrenin şanslılarına ise yakın zamanda ulaşılacak, umuyoruz verilen stajlar güzel değerlenir ve endüstride eczacının konumlanmasına katkıda bulunur.

*Sadece eczacılıkla kalmayıp, kariyer anlamında da doğru özgeçmiş hazırlama noktaları, doğru iletişim kavramlarını vurgulayan oturumlarınız vardı. Eczacı adayının seçeceği  yol her ne olursa olsun, temeli verdiğiniz için katılımcı olarak teşekkürüm çok büyük.. Son olarak bundan sonra bu süreci deneyimleyecek arkadaşlarımıza tavsiyen nedir? 

Bunları duymak çok güzel, ne mutlu bize. Tam olarak amaçladığımız da buydu aslında. Süreç için söyleyebileceğim çok şey var. Biraz sevgi dolu biraz da sancılı tavsiyeler. Ama terazide hangisi ağır basıyor dersen, kalifiye bir iş başaracağı konusunda kendine güvenen ve uzun bir süreçte sabırla çalışabilecek bir ekibin içinde yer alan herkese elbette ki tavsiye ediyorum. Bir organizasyona katılmak, birini düzenlemekten bambaşka. Çok farklı bir deneyimi yaşıyorsunuz ve problem olarak adledeceğiniz şeyler bile sizin için öğretici ufak sınavlar oluyor. Zorluk var, fakat asla olumsuzluk yok. Meslek büyüklerimizi, meslektaşlarımızı ve mesleki gündemimizi en iyi bu gibi etkinliklerle takipte kalabiliyoruz. Süreci deneyimleyecek arkadaşlarıma şimdiden bol şans, bol sponsor, bol bol da katılımcı diliyorum. Kaydınız bol olsun, teşekkür ederim! 🙂

Find this content useful? Share it with your friends!

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

*