Hayalinizdeki kiloya ulaştığınızda işlerin bittiğini mi sanıyorsunuz. Kötü haber; yaşam tarzına dönüşmeyen bir diyet, tartıda istediğiniz rakamları göstermiş olsa bile ne yazık ki etkisini yitiriyor. Neden mi? Kalıcılığı yakalayabilmenin kuralı sürdürülebilirlikten geçiyor.

Evet belki bir çok kez diyet yaptınız, kilo verdiniz belki sonra fazlasıyla aldınız. Bu sebeplerle diyete tekrar başlamak sizi korkuttu, inancınızı azalttı. O halde son moda zayıflama çılgınlıklarını unutup başarı garantisi olan ve sizi zorlamayacak stratejilerle yola devam etmenin zamanı geldi.

Diyetten diyete atlayıp metabolizmanızı bozup işi iyice zorlaştırmayın. Artık bu işin ‘ekmeği kes’ düz mantığıyla yapılmayacağını öğrendiğiniz gibi ‘kek diyeti, simit diyeti, protein diyeti, lahana çorbası diyeti…’ gibi uzun, komik ve karmaşık diyet listelerinin çözüm sağlamayacağını da öğrendiniz. Olay bu kadar karmaşık hale dönüşmesin. Hakkında bunca konuşulan kilo vermenin 24 karatlık sırrının arkasındaki şaşırtıcı gerçek basit ve sürdürülebilir olması. Kolay uygulanabilirliğiyle sizi zorlamaması.

Sağlıklı yaşam rutinlerini madde madde inceleyelim

  • İşe diyetisyeninizle birlikte günlük bir kalori limiti belirlemekle başlayabilirsiniz ve tabi ki elinizden geldiğince bu limite sadık kalmalısınız.
  • Hedefiniz büyük olsun ama yavaş ve emin adımlarla gidin. ‘Haftada 15 kilo’ gibi komik rakamlara aldırmayın. Burada yavaş kelimesinin altını çizelim çünkü çok hızlı bir şekilde kilo verdiğimizde vücut kalorileri yakmak yerine yağa dönüştürerek muhafaza etmeyi tercih ediyor. Kaslarınızı korumak istiyorsanız haftada 0,8-1 kilogramdan fazla vermeye çalışmamalısınız.
  • Daha az ye!

Piyasadaki sağlık bozucu diyetlerin kısa vadede işe yaramasının nedeninin aslında yediklerinizi sınırlamasından kaynaklandığını biliyor muydunuz? Kilo vermek zor bir şey değil, yediklerimizi kıstığımızda kaçınılmaz oluyor, ama bir yere kadar. Doğru beslenme programınızın kilo vermenin devamlılığını ve ulaştığınız kilonun korunmasını sağlamada en büyük yardımcınız olduğunu unutmayın.

  • Egzersiz yap!

Egzersiz yapmak sadece fit kalmayı değil iyi hissetmenizi de sağlar. Güne yorgun uyanmak, gün içinde bitkin, halsiz ve enerjisiz hissetmek artık can sıkıcı olmaya başladı değil mi? O halde sevdiğiniz bir egzersizi yapabiliyorsanız her gün yapamıyorsanız haftada en az 3 gün yapın. Bahanelerden kaçın egzersiz yapmanıza engel olacak tüm bahaneleri çöpe atın ve nerde olursanız olun aktif olun. Egzersiz yaparken emeklerinizin boşa gitmemesi için beslenme hatalarını yapmaktan kaçının.

Daha hacimli ama daha az kalorili lifli besinleri tercih ederek diyetinizi tatmin edici hale dönüştürün. Lifler porsiyon ölçülerimizi limitlerken en büyük yardımcılarımız olabilir. Kurubaklagiller, tam tahıllar ve sebze meyveler lif kaynağı besinlerdir. Günlük beslenmenizde bu besinlere güvenle yer verebilirsiniz.

  • Çorba ve salata!

Yemek yemeye çorba veya salatayla başlayarak kalorileri azaltmanız mümkün. Doygunluk hissine odaklanın ve bırakın yiyecekler sizi tatmin edebilsin.

  • Yediklerine odaklan!
  • Yediklerinize odaklanın, bu kadar rahatına düşkünlük tavsiyelerime uymanızı zorlaştırabilir. Televizyon seyrederken, araç kullanırken veya farklı bir aktivite yaparken yemeği geçiştirmeyin.
  • Daha yavaş ye!

Beynimizin doyduğumuzu anlaması için 15-20 dakika süreye ihtiyacı var. Bu yüzden iyi çiğneyip yavaş yeme kuralını, kırmızı ışıkta durmak gibi hayatımıza kazandıralım. Açlık durumumuzu yemek yerken değerlendirelim. Yemeğe odaklanmak en büyük yardımcımız.

  • Akıl oyunları oyna!

Porsiyonları küçültmek için hileler bulun, yemek takımlarının boyutlarını küçültmek veya yemeğinizi iki porsiyonmuş gibi düşünüp yarısını yemek gibi. Yaratıcılığınızı kullanın.

  • Değişimleri akıllıca yap!

Salataları en büyüğüyle, kalorisi yüksek yiyecekleri en küçüğüyle değiştirin. Film izlerken patlamış mısır yemeyi seviyoruz ama daha çok sevdiğimiz şey önümüzdeki patlamış mısırları son tanesine kadar bitirmek değil mi?:)) hadi bir anlaşma yapalım; siz en küçük boyu tercih edin biz de bitirmenize izin verelim.

  • Diyetisyeninle paylaş!

Günde kaç öğün beslenmek istediğinizi diyetisyeninizle birlikte tartışabilirsiniz. Aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermek için diyetisyeninizden maksimum faydalanın. Soru soran danışanlarımızı çok sevdiğimiz konusunda bana güvenin.:))

  • Yeme alışkanlığını sabitle!

Abur cubur yeme alışkanlığınızı ortadan kaldırmak istiyorsanız sağlıklı ara öğün seçeneklerini öğrenmeye bakın. Az yağlı yoğurt ve taze meyveler en sevdiğimiz seçenekler arasında. Egzersiz yaptınız ve canınız farklı bir şey mi istiyor?  Bir dilim tahıllı ekmeğe sürülmüş fıstık ezmesi belki sizi tatmin etmeye yetecektir. Konfor bölgenizi genişletin. Seçeneklerinizi bol tutun ama miktarlarda kararlığınızı gösterin.

  • Beslenme bilinci kazan!

Söz konusu kilo vermek olunca kalorilerin ne kadar önemli olduğu kanıtlandı. Her zaman söylediğimiz gibi bu işin de bir matematiği var. Alınan enerji ve harcanan enerji dengesini yakalamanız gerekiyor. Bu dengeyi beslenme bilincinizi artırarak sağlayabilirsiniz.

Neyi ne kadar yediğiniz, tabağınızda hangi besin grubundan ne kadar bulunduğu ve pişirme yönteminizin sağlıklı olup olmadığı gibi sorulara cevap verebiliyorsanız beslenme bilinciniz oluşuyor demektir. Doğru kaynakları kullanarak yanlış bilgilendirme tuzağına kapılmadan beslenme bilincinizi artırmaya bakın.

  • Kontrolü elden bırakma!

Diyetisyeniniz size evrenin en inanılmaz, en doğru beslenme programını sunsa bile porsiyonlarınızı kontrol etmek sizin takdirinizde. Kontrolü asla elden bırakmayın.

  • Beslenmede maksimalizme dur de!

Sağlıklı beslenmeyi abartmanın nesi kötü diyebilirsiniz. Üzgünüm ki sağlıklı yaşam saplantısı son dönemde giderek artıyor ve akla zarar popüler diyetler sağlıklı beslenme takıntısının da artmasına sebep olabiliyor. Ortoreksiya nervoza olarak adlandıran bu saplantıyı sağlıklı beslenmeyi sağlıksız bir şekilde saplantıya dönüştürmek şeklinde tanımlayabiliriz. Bu takıntı sizi sosyal olarak soyutlanmanın yanında birtakım fiziksel rahatsızlıklara sebep olabiliyor.

Her şeyi bir anda değiştirmek kolay değil. Psikolojik olarak kendinizi sağlıklı beslenme programına hazırlayın. Rejimde olduğunuz için değil kendinize iyi bakmak için sağlıklı yemekler yiyin. Hayat renklerle, lezzetlerle ve zevklerle dolu. Alışkanlıklarınızı sınırlamak yerine ezber bozan ihtimalleri düşünün. Sizce de tek bir probleme bağlı kalmak sıkıcı değil mi? Tek sorununuz tartıdaki rakamlarmış gibi davranmayı bırakırsanız kim bilir işiniz ne kadar kolaylaşacak. Tartıda o mükemmel sayıyı görmeyi hedeflemek yerine aynada gözlerinizin içine baktığınızda huzuru ve mutluluğu hedefleyin.

Sağlıkla kalın

Diyetisten Nesibe Toprak

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*