Muscent Parfüm kurucusu Ecz. Vahit Gözoğlu ile koku notalarının arasında kaybolup gittik. 🙂 Müzikte seslerin zaman içindeki yolculuğunu ve frekansını gösteren notalar ; kokular içinde hemen hemen aynı işleve sahiptir. Kokunun zaman içinde havaya dağılışını ve kokunun temel frekansını gösterirler. Koku notalarıyla kendi ritminizi yakalayabilirsiniz. Koku ve parfüm tasarımını ele almak ve kıymetli eczacımızı tanımak için röportajımızı okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kendinizi tanıtır mısınız ?

1985 yılında Şanlıurfa’da doğdum. Üniversite çağına gelmeden önce Eczacılık mesleğiyle ilgili çok bir bilgim yoktu. Açıkçası tercihlerim biraz da tesadüfi oldu diyebilirim ama Anadolu Üniversitesi eczacılık fakültesine yerleşince bölümü ve mesleği sevmeye başladım. 2009 yılında mezun olunca Şanlıurfa’da eczanemi açtım. Eczaneyi açtıktan sonra gördüm ki, fakültede öğrendiğimiz bilgilerin çok az bir kısmını eczanede kullanabiliyoruz. Bu nedenle kendimi biraz daha üretimle ilgili eğitimlerle donatmaya ve bilgilerimi canlı tutmaya karar verdim.Dermokozmetik firmalarının düzenlediği eğitimlere katıldıktan sonra doğal sabun yapımı uygulamalı atölyesine ve parfüm tasarımı uygulamalı eğitimine katıldım. Sonrasında eğitimlerini aldığım bu alanlarda kendi çapımda üretimler yaptım. Zamanla esans ve parfüm daha çok ilgimi çekmeye başladı. Bu konuya daha çok eğilmeye başladım.

Parfüm/koku tasarımı eczacılar için yeni ve farklı bir alan . Bu alanda çalışmaya nasıl karar verdiniz ?

Esanslar

Koku soyut bir alan, sizin için çok fazla şey ifade edebiliyor. Kitap ve web kaynaklarından araştırmalar yaptım. Araştırmalarım sonucunda Türkçe yeterli kaynak olmadığını fark ettim. Türkiye’deki en yetkin koku uzmanı olarak bilinen Vedat Ozan’ın atölyesine kaydoldum hemen. Bu eğitim sonucunda merakım daha da arttı.  Sonrasında Ankara’da üç gün süren ve teorik olarak da doyurucu olan bir eğitime daha katıldım.  Bu ilgi ve merakımdan sonra hammadde tedariki üzerine araştırmalar yaptım. Eczanelerde bilirsiniz ıtriyat olarak adlandırılan bir bölüm vardır.  Itriyat zaten kokudan geliyor.  Eczaneler aslında koku alanından çok da uzak yerler değil.  Aldığımız kozmetoloji ve farmasotik teknoloji eğitimleri de bu konuyu destekliyor. Açıkçası bu alanda daha çok kimyagerler ve kimya mühendisleri yer alıyor ve olaya biraz daha ticari yaklaşabildiklerini gördüm.  Bu İşin hakkı tam verilmiyordu. Fransa’da ve İngiltere’de butik parfüm üretim yerleri ve oradan çıkan parfümörlerin  binde biri bile Türkiye’de yok.  O yüzden bu alanın Türkiye’de çok bakir bir alan olduğunu gördüm ve başlangıç yerinin de eczaneler olabileceğini düşündüm. Türkiye de bazı eczacıların, eczacı kimliklerinin yanında koku tasarımı yapabilen hatta gerekli eğitimler sonrası parfümör olabilecek donanımda kişiler olması çok uzak bir ihtimal değil.


Kokunun insan hayatındaki yeri ve önemi sizce nedir?

Burundaki reseptörler 10 .000 den fazla kokuyu ayırt edebiliyor. Kokunun kaydolduğu merkez hafızayla aynı merkez. Yani limbik sistem. Tabi koklama en ilkel duyularımızdan. Yiyecek bulma, eş bulma ,tehlikeyi sezme gibi temel görevlere sahip ; fakat insan hiçbir duyusunda belli bir sınırda kalmıyor, hep geliştirmeye çalışıyor. Gülün kokusunu biliyor, lavantayı da biliyor, fakat bu ikisini karıştırınca nasıl bir kokunun ortaya çıkacağını bilmemesi onda bir merak uyandırıyor. İşte bu merak insanı koku tasarımına yönlendiriyor. Çok eskiye dayanıyor tasarım alanı.  Sümerler ve Mısırlılar döneminde ilk tasarım kokulara rastlanıyor milattan çok çok önce. O dönemlerde reçineler ateşe atılırdı ve bu reçineden koku yükselirdi. Önceleri çesitli dinlerde ibadette kullanılmış parfüm, ve soyut tanrıya soyut bir hediye olarak algılanmış. Sonraları Fars bilgini Râzi alkolü şaraptan damıtmayı başarmış. Yıllar sonra da Macarlar tarafından biberiye özü ve alkol birleştirilerek elde edilen Macar suyu bulunmuştur. Modern parfümlerin başlaması da bu şekilde oluyor. Yani alkolün kullanılması ile parfümde çağ atlanmış oluyor. Çok az bir miktar parfüm kullanılarak geniş bir yayılım sağlanıyor.

Günümüzde çeşitli firmalar da, parfümü çeşitli şekillerde kullanabiliyor. Örneğin , yeni aldığınız bir arabanın kendine has bir kokusu oluyor. İçtiğiniz bir meşrubatın kendine has aroması oluyor. Aroma için de yenilebilir esanslar tanımını yapabiliriz. Sektörel açıdan incelersek ; gıda sektörü bu işin %50’sini oluşturuyor. Kozmetik alanı %40, parfümler ve deodorantlar ise bu işin %10’unu oluşturuyor.

Parfüm seçiminde nelere dikkat edilmeli?

Koku notalarının hafızada nasıl yer ettiği önemli burada.  Vetiver kokusunu sevmeyen biri için ten rengi, cinsiyeti ne olursa olsun vetiveri üst notada, ortada notada hatta dip notada kullansanız dahi o parfümü o kişiye beğendiremezsiniz. Bunun yanında kişilik özellikleri devreye giriyor parfüm seçiminde. İddialı,cazibeli ve yayılımlı parfümleri talep eden kişiler olduğu gibi, daha naif, daha natürel ve daha az yayılan tene yakın kokuları da talep edenler oluyor.Tamamen kişinin beklentisi ile ilgili bir durum. Parfüm üretiminde kaliteyi esansın kalitesi, alkolün kalitesi ve formül bilgisi belirliyor. Örneğin aldehit içeren bir esansa  su eklersek bulanıklık gözlemleriz. Bu durum da kokuyu bozar.

Biz kendi parfümlerimizde yüksek oranda esans kullanıyoruz . Bu yüzden 15-20 cm mesafeden sıkmalarını  öneriyoruz.  Çünkü çok yakından sıkılınca alkol, esansı buharlaştıramıyor ve kumaşta leke bırakabiliyor.

Neden “ MUSCENT” ?

 
Muscent
Boutique

Perfume

Türetme isimlere olan merakımdan dolayı bu ismi türettim. Musc,  misk anlamına geliyor. Scent ise koku demek. Ben de bu iki ismi birleştirdim.

Kendi tasarımınız olan kokular var mı?

Piyasaya sürdüğümüz 7-8 tane parfümümüz oldu. Değişik isimlerle ürettik.

Bildiğimiz kadarıyla koku ve parfüm tasarımı üzerine eğitimler düzenliyorsunuz. Atölyelerde katılımcılara nasıl bir eğitim sunuyorsunuz ?

Eczacı odası ve sivil atölyelerde çeşitli illerde eğitimlerimiz oldu. Talep olan her yere gitmeye çalışıyorum. Eğitim teorik olarak başlıyor. Parfümdeki piramidal yapı ve parfüm tarihi üzerine bilgilendirmelerde bulunuyorum. Katılımcılara tasarımla ilgili genel kurallardan bahsediyorum.  Genel kuralları özümsedikten sonra tasarım için getirdiğimiz 100’den fazla notayı tanıma fırsatı yakalıyor katılımcılar. Notaları tanıdıktan sonra tasarıma geçiliyor.Her katılımcının kendi tasarladığı üç tane parfümü oluyor. Koku tasarımı yapılıp alkolize edildikten sonra şişenin ağzı kapatılıp üç hafta kadar bekletiliyor. Bunun sebebi kokuların birbirine geçmesi ve kokunun oturması. Talep olursa katılım sertifikası da veriyoruz. Bunun yanında atölye sonrası katılımcıların tasarımlarına devam edebilmeleri için hammadde ve yardımcı ekipman tedariği de sağlıyoruz.

Eczacımız kendi atölyesinde çeşitli üretimler ve görüşmeler gerçekleştiriyor.

İlerleyen zamanlarda planladığınız projeleriniz ve girişimleriniz var mı?

Türkiye’de koku ve parfüm alanında büyük bir boşluk var. Bu nedenle üniversitelerde eğitim programları düzenlenebilir. Koku ve parfüm alanında eğitimler düzenleyerek bu alanın ilerlemesine ön ayak olmak istiyoruz. Ayrıca koku tasarımı alanında küçük bir başucu kitabının kaynak olmasını istiyoruz ve  bu noktada çalışmalarımıza devam ediyoruz.  Onun dışında  kendi niche markamızı da yaratmak istiyoruz tabi.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Mesleğin sıkıştığı ve üretim yönünden kısırlaştığı bu son zamanlarda tıpkı aromaterapi, homeopati ve dermokozmetik gibi parfüm tasarımı, doğal sabun yapımı gibi alanlar güzel birer alternatif olacaktır. Cok zevkli alanlar olduğu için bu konulara gönül veren eczacılar mesleklerini daha severek yapacaklardır.

TEŞEKKÜRLER..

Röportör: Rumeysa TOPRAK

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*