DÖNEMİN GÖZDESİ

KOLAJEN

 

 

Son zamanlarda insanların gözdesi haline gelen kolajeni ele almak istedim bu yazımda. Ben de yazarken öğrendim çoğu özelliğini aslında. Böyle de kafiyeli giriş yapayım dedim. Televizyonlar da internette ve çoğunlukla sosyal medyada yaygın hale gelen bir konu oldu kolajenler. Günümüz kemik rahatsızlıklarının, kireçlenmenin artması ve antiaging dediğimiz yaslanma karşıtı kremlerinin popülerliğinin kolajenin gözde olmasına etkisi olduğunu düşünüyorum. Öncellikle kolajeni anlatarak başlamak istiyorum yazıma.

 

 

KOLAJEN

Kolajen dediğimiz şey vücudumuz da bulunan önemli yapısal proteinlerden biridir. Aslında vücudumuzdaki önemli bir bağ proteinidir de denilebilir. Vücut proteinlerinin yüzde 30’ unu oluşturur. Genelde dış tırnak deri saç tendon özellikle kıkırdak gibi dokularda yaygın olarak bulunmaktadır. Kolajen tiplerine göre nerede bulunduğu değişmektedir. Vücuttaki fibroblast hücrelerinden salgılanmaktadır.

 

 

KOLAJEN NE İŞE YARAR?

Yapılan klinik çalışmalara göre kolajen hidrolizatının eklemleri hasarlardan koruduğu, eklemleri güçlendirdiği, osteoartiritis, romatizma gibi eklem rahatsızlıklarda oluşan ağrıları azalttığı ve kemik yoğunluğunu önemli düzeyde arttırdığı , cilt kusurlarında iyileşme sağladığı derinin su tutma kapasitesinin artırdığını, fibroblast hücrelerinin gelişimini hızlandırdığı gözlenmiştir. Ayrıca osteoartrit ile savaşmada ve kıkırdak matriks sentezinde kolajen hidrolizatın etkisi, hidrolize kolajenin zengin aminoasit içeriğinden kaynaklanmaktadır

 

 

GÜNEŞ IŞINLARI VE KOLAJEN

UV ışınları dikkate alınmasa da cildimiz için çok zararlıdır. Kolajen oluşumu ile de yakından alakalıdır. UV ışınları kolajen üretimi için gerekli olan prokolajen miktarını azaltmaktadır. Prokolajen miktarının azalmasına bağlı olarak kolajen miktarı da azalmaktadır. Bu da cilt elastikiyetinin kaybolmasına ve kırışıklık oluşumunun hızlanmasına neden olur. Yani bu da demek oluyor ki kış mevsiminde karanlık bir gün olsa bile göremediğimiz uv ışınlarından cildimizi korumamız gereklidir.

 

 

 

Besinler ile veya takviye olarak kolajen alımı günümüzde yaygın hale gelmiştir. Şimdi biraz da fonksiyonel gıdalarda kolajen nasıl kullanılıyor veya doğal olarak nerelerde bulunuyor ona bakalım.

 

İçecek sektöründe kemik ve cilt sağlığını düzenlemek için çoğunlukla kolajenin enzimatik hidrolize uğraması sonucu elde edilen kolajen hidrozilatı kullanılır. Yapılan klinik çalışmalarda kolajen hidrolizatının eklemleri hasarlardan koruduğu, eklemleri güçlendirdiği ve osteoartiritis, romatizma gibi rahatsızlıklarda oluşan ağrıları azalttığı, kemik yoğunluğunu önemli düzeyde arttırdığı ve cilt sağlığını düzenlediği gözlenmiştir. Kolajen peptit olarak da bilinen kolajen hidrolizatı sığır, domuz ve balık derisinden elde edilmektedir.

 

Bir sonuca varacak olursak;  gerek cildimiz için gerekse eklem bölgelerimiz ve bu bölgelerimizde ki rahatsızlıklar olsun, kolajen tüketimi sağlığımız için yararlıdır. Tabii kolajen tüketimini sağladıktan sonra onu destekleyici olarak bazı takviyeleri de yapmanız gerekiyor. Günlük su tüketimine dikkat edilmesi, düzenli nemlendirici kullanımı, düzenli güneş kremi kullanımı gibi. E tabi her zaman ki gibi şunu da eklemeyi unutmayayım: stressiz bir yaşam hastalıklar için en iyi ilaçtır. Cilt için de aynı şey geçerli. Bir de her şeyin fazlası zarar tabii. Sağlıcakla kalın!

 

 

 

KAYNAKÇA

 

 

http://www.academicfoodjournal.com/archive/2015/issue4/RevArticlePages327-334.SedaErsus.pdf

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*